Are ART etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Are ART etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2017

Vitrifiye Serisi

Tasarım Tomtom Sokakta etkinliğinin bu sezon teması "Kendini İzle". 


vitrifiye sanat
Ahmet Rüstem Ekici, Vitrifiye Serisi No:1, Yüzleşme



Mekan olarak ıslak hacim alanları kendimize baktığımız,yalnızlığın, kendi ile baş başa kalmanın mahremiyet merkezlerinden biridir. Bireylerin güne başlama ve günü sonlandırma alanlarından biri olan bu steril görünümlü onarım merkezi çoğu zaman çeşitli hesaplaşmaların ve yüzleşmelerin sığınağına dönüşür. Kendine danışma, arınma ve narsist yaklaşımlar gibi gördüğümüz bu dingin görünümlü seride bireyin günlük hayatında yaşadığı psikolojik durumlara farklı inanışlara göre farklı tanımlanan sembolik hayvanlar eşlik ediyor.  



tasarım tomtom sokakta



Ahmet Rüstem Ekici, Vitrifiye Serisi No:2, Zaman 





tasarım tomtom sokakta

Ahmet Rüstem Ekici, Vitrifiye Serisi No:3, Fobia




tasarım tomtom sokakta

Ahmet Rüstem Ekici, Vitrifiye Serisi No:4, Narcissus






Ahmet Rüstem Ekici, Vitrifiye Serisi No:5, Hatırlanan






Ahmet Rüstem Ekici, Vitrifiye Serisi No:6, Arınma



UV Dijital Baskı, 35x60 cm , 2017 , 3 Edisyon 

Çalışmalar 19-22 Ekim 2017 tarihleri arasında Tomtom Sokak Kırmızı ArtHouse binasında sergilenecektir.




15 Haziran 2017

ELEĞİMSAĞMA


Ömer Seyfettin Hikayesi Eleğimsağma Soyutlama , MDF Üzeri Lazer Kazıma ve Akrilik Boya , 40x40 cm, 2017




ELEĞİMSAĞMA  isim, meteoroloji Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebe kuşağı, ebemkuşağı, gök kuşağı , hacılar kuşağı, Meryem Ana kuşağı, alaimisema 


Çocuktum, hafızamda derin izler bırakmış ağır bir öyküydü "Eleğimsağma". Tüm Ömer Seyfettin hikayeleri gibi toplumun çeşitli kesimlerini konu alan bir kitap içindeydi. Aklımda Emine diye kalmış ana karakter. Ayşe imiş meğerse. Büyüme çağında Ayşe'nin artık çarşafa girme, örtünme vakti gelmiş o coğrafyada. Mucize olsun istiyor. Gökkuşağı'nın altından geçince erkek olacağına inanıyor. Tarlaları geçip yağmur altında ufuk çizgisine kadar var hızı ile koşuyor ve eleğimsağmanın altından geçiyor. Dileği gerçekleşiyor ve erkek oluyor. Erkek olur olmaz o coğrafyada bir erkeğe yakıştırılan davranışları sergiliyor. Tüm bunların bir rüya olduğunu anlayıp uyandırıldığında kız çocuğu olarak gerçekliklerine geri dönüyor. 


Her öykü gibi giriş,gelişme,sonuç çizgisinde kurgulayıp soyutladığım Ömer Seyfettin "Eleğimsağma"  hikayesi ve Ayşe karakteri, var oluşunu geleneksel perspektif kurallarıyla oluşturuyor ve varlığını gök kuşağı ile gösterdiğinden kaçış noktalarından birini gök kuşağından alıyor. Algıyı, yeryüzünü tanımlama, algılanan coğrafyayı sınırlandırma gibi işlevleri olan ufuk çizgisi bu çalışmanın birleştiricisi olarak devam ederken (100 yıl önce) 1917 yılında yazılmış bu öykünün ve nice renkli ruhun sınırlar içine hapsedilmek istenen karakterine bir selam. 


lgbt art türkiye queer sanat

lgbt art





Boşluğa müdahale aynı mantık ile işleyen, boşlukta 2D-3D kütleler oluşturmamızı sağlanayan mimari çizim programı AUTOCAD ile yapılmıştır. CNC lazer kazıma ile 40x40cm MDF paneller üzerine kazınmış ardından selülozik sprey ve akrilik boyalar ile müdahalede bulunulmuştur. 

Coğrafya belirleyici ufuk çizgisi ortaya yine kullanıcısına boşluk sunan ve ardından projelerde sınırları verilere göre belirlediğimiz AutoCAD programında oluşmuştur. 



Eleğimsağma, ilk defa Yeni Mecmua Sayı 5,9 Ağustos 1917 (s.98-100) 'de yayımlanmıştır. 
Referans  -  YKY Ömer Seyfettin - Bütün Hikayeleri -2011 




13 Haziran 2017

Yap-Boz

YAP-BOZ (Together Çalıştayı) 



Sanat tarihi yazımı da tıpkı diğer tarih yazımı ve  aktarımları gibi çoğu durumda bilimsel dilden uzak olabilir. Bugün özellikle son yüzyıl sanat yazımı içerisinde sanat tarih kitaplarının çoğunda Orta Doğu ülkeleri ve Uzak Doğu ülkelerini görmeyiz . Bizlere sanat tarihi olarak gösterilen imajlara belleğimizde yer ayırırız. Sanat tarihinin bu karmaşası ile puzzle'ın doğasının oluşturduğu dile çok benzer. Her parça bir önceki parçadan referans alır, tıpkı birbirine paralel ve zıt doğan sanat akımları gibi. Bu karmaşık beraberlik sanat tarihini oluşturur. 




Gündelik nesnenin sanatın bir parçası olması ile bu karmaşa sanatın konusunun ve malzemesinin daha  geniş alana yayılmasını sağlamıştır. Yapboz beraber yapılan bir etkinliktir. Sergi ismine paralel kurgulanan bu performatif ve kolektif çalışma , evleriden ve atölyelerinden uzak olan sanatçıların açık stüdyo alanında bir araya gelmelerini, aynı masa etrafında evde gibi hissetmelerini amaçlayarak gelişmiştir. 





Açık stüdyo boyunca ziyaret eden onlarca katılımcının, stüdyoda çalışan sanatçıların ve yakınlarının bir arada çalışması ile ortaya çıkmış bu çalışma yapbozun doğasındaki bir araya getirme duygusunu tüm katılımcılara yaşatmıştır. Ortaya çıkan farklılıkların bir aradalığı, sanat tarihinin güçlü simgeleri, sanat tarihinin ve bu 3 seçkinin nasıl ve neden bir arada olduğu, sanat tarihine yer alabilmenin  bugün ki sorularından biri olabilir. 
















1000 parça puzzle 50x70 cm 

Fotoğraflar Ümit Çakır 

10 Mayıs 2017

RPNZL

RPNZL  Tasarım TomTom Sokakta etkinliği için gerçekleştirdiğim 2. yerleştirmem. Bu senenin teması "UP - Yukarı Bak". Tema doğrultusunda daha önce çizimlerimi akrilik çalışma olarak tamamladığım çizimlerimi ışık kutusu olarak sergilemek istedim.









Yerleştirmem ismi olan "RPNZL" keşif ve birbirine bağlanma macerasını işliyor. Tıpkı masaldaki gibi farklı arayışlarımız bizi farklı keşiflere yönlendiriyor ve her keşif yeni bir umut doğuruyor. Farklı gezegenlere yerleşme arayışımızın bu masallardan farklı bir kurgusu olduğunu düşünmüyorum.







14 Mart 2017

Cape Town Sonrası Kolajlar




İlham Veren Arkadaşlıklara ... 

Geçtiğimiz günlerde İnstagram aracılığı ile  harika bir kolaj sanatçısı olan Mehmet Seymenoğlu ile tanıştım. Sürekli üretimi dikkatimi çekmişti ve bir kaç adet çalışmasına sahip olma şansı yakaladım. Mutlaka takip etmelisiniz. Kullanıcı adı Flaneurbabel. Son zamanlarda daha çok eski basım sayfalar üzerine kurgular ile harika kolaj çalışmaları oluşturuyor. 






Ardından bende Cape Town'da çektiğim bazı fotoğraflardan kolaj oluşturmak istedim... 






20 Kasım 2016

KENTSEL

Bring Your ART II  



Değişimin döngüselliğini devam ettirdiği uzamda yaşayan bir organizma çeşidi olan insan için ortam koşullarına adapte olmaya çalışmak uzunca bir zamandır  barındırdığı arketipsel bilinçte en iyi yerlerden birini kapmış durumda. Artan nüfusla beraber ikamet durumunun çok katlı (tabakalı) yapılara geçişi ile değişen yapısal algılama beden ve mekanın beraber yapılandırılıp anlamlandırıldığı  unutmak istiyor gibi. Toplumsal tabakalar daha da karmaşık hale getirilip, farklı farklı otoriteler türetilmekte. Bireyler  beden ve akıl bütünlüklerini  merkezle eşleştirmeye  doğru çekiliyorlar. Hali hazırda rüyalarında birçok şeye yabancı  ve aynı zamanda birçok şeye  aşina olan bireyler  gündelik  hayattan ara ara uzaklaşarak kendilerine doğru bir yolculuğa çıkmayı ne zaman arzu etse şu baskın soru  kendini ortama ilikliyor “şehir merkezine ne kadar uzaklıktayım?”.  












"Bring Your Art" daha önce katıldığım her sergi gibi harika sanatçılar ile dostluk kurmamı sağladı. Ev ortamında olması galeri sterilliğinden uzak,samimi bir etkinlik olması bakımından önemliydi. Tek günlük olması ayrı değerliydi. Bu sergi için "Kentsel Dönüşüm" adı altında her gün başkalaştığı sanılan şehrin aynı kalan noktalarından birisine değinmeye çalıştım. Dolapdere bölgesinde balkonumdan çektiğim video ve fotoğraflardan oluşan bu çalışma fotoğrafların tshirte basılıp, mekana serilerek multidisipliner bir yerleştirmeye dönüştü. Artan kiralar, fiyatlar bölgeye yeni yerleşenleri kurgusal bir düzene sokarken, değişmeyenler insanlara tek bir gerçeği gösteriyor; kent hiçbir şeye dönüşmüyor. Şehir merkezine neredeyse aynı uzaklıktaki iki farklı balkonun iki farklı manzarasını ve portrelerini gösterdi.




Urban Renewal from ahmet rustem on Vimeo.



My art installation about neighbour, neighbourhood 

21 Ekim 2016

HOME IS WHERE THE PLATE IS


tabaklar ile sokak sanatı



Daha önce blogumun dekorasyon bölümünde duvara tabak asma ile alakalı yazılar yazmıştım. Dekorasyon bölümünde okuyacağınız yazıda tabaklara olan tutkumdan bol bol bahsetmiştim. Ne zaman farklı bir şehre gitsem mutlaka oradan bir tabak alırım. Kişisel tabak koleksiyonum şimdilik 1900-2016 yılları arasından 45'e yakın tabak içeriyor. Seri olarak topladığım gibi Carrol Boyes ve Michael Chandler gibi tasarımcıların özel imzaladığı tabaklarımın varlığı beni mutlu ediyor :) 



İç Mekan dekorasyonunda yüzyıllardır kullanılan tabak asıldığı mekana bir sıcaklık kazandırır ve ev hissini çoğaltan bir objedir. "Tasarım TomTom Sokakta" festivali için ilk önerim olan pikselasyon yöntemi ile sokağı boyama projeme maalesef belediye tarafından izin verilmediği için, festivalin bir parçası olan ve çoğu yeri Sevil Dolmacı Art Consultancy'e ayrılmış binanın dış cephesi için tabaklar projemi sunmuştum. Sanatı sokağa taşıma konseptini uygun bir dil ile aktarmaya çalıştığım tabakları sokağa asarak "sokaklar evimizdir" temasını vurgulamak istedim. 15 tabaktan oluşan yerleştirmemde yer alan portreler eski karakol binasına bakıyorlar ve sokak ve çevresi hakkında bazı ip uçları veriyorlar. Çoğunluğu çizimlerim ve dijital çalışmalarımdan oluşan tabakları başlarına bir şey gelmedikçe TomTom Gardens'ın bulunduğu sokakta görebilirsiniz. 

street art with plates




4 Ağustos 2016

Too Cyy

Su ve Dağ




Nomadic Art Camp - Göçebe Sanat Kampının bu seneki sergisi için ülkemizden gelmeden önce bir çalışmamızı yanımızda getirmemizi istemişlerdi. Daha önce hiç 'yurt' ismini verdikleri çadırda kalma deneyimim olmadığı için çok kısa yurt görsellerine baktım ve ardından hafızamda kalanları el yapımı kağıtlara önce eskiz, ardından izometrik teknik çizim ve son olarak daha teknolojik hale getirerek Manas destanından bir sözü QR koda hapsederek çadırın desenini oluşturduğum bir çizim serisi oluşturdum.

Dışardan bakınca minimal görünümlü bu çadırların içine girer girmez başka bir dünyaya giriyorsunuz. Dışındaki beyazlığa, sadeliğe zıt tamamen renk, doku ve desenlerden oluşan apayrı bir dünya... Böylece gitmeden önce bitirdiğim ve yanımda getirdiğim çizimlerimin ne kadar teknik,steril ve soğuk durduğunu farkettim. Deneyimime oldukça zıt olan bu durum bu sefer çadırda kaldıkça, ve 3200 metre yüksekte yaşadığımız her gün boyunca gördüğüm onca renk,desen ve boşluk duygusu diğer çalışmalarımı oluşturmaya yönlendirdi beni.

bishkek art

bishkek art

bishkek art




Özellikle Son-Kul bölgesi çok büyüleyici bir coğrafya. Uçsuz bucaksız yeşillik mavi ile birleşiyor Son-Göl ismini verdikleri, uğrunda savaşlar verilmiş bu topraklarda. Son-Kul öylesine boş ve ıssız ki, gördüğünüz yüzlerce at, koyun, inek bu boşluğu dolduramıyor. İnsan ölçek olarak küçük bir nokta olarak kalıyor 3000 metre üstündeki bu düzlükte ve gece gökyüzü neredeyse evrendeki bütün yıldızları sizle buluşturuyor.  Son-Göl ismi ve Dünyanın en kalabalık ülkelerine yakınlık duygusu bende bir kıyamet senaryosu oluşturdu ve çektiğim fotoğraflara yine kendi 3D çizimlerim ile kolajı bu senaryo üzerinden oluşturdum.

Son olarak artık şehre dönmüştük ve Bişkek Sanat Müzesi içinde sergi alanımıza bakarken bir anda duvarda bir musluk fark ettim. Galerinin köşesinde duran büyük ölçekli musluğa önce anlam veremesem de tarihi bir bina olmasından dolayı zamanında yangın vb durumlar için planlanmış bir musluk olduğunu , defalarca kullanıldığını öğrendim. Çeşitli darbe dönemlerinde yağmalanan müzenin, yok olan renklerine şahitlik etmiş bu elemanı, sergi ismimiz ile bir araya getiren şey arasında bağlantılar kurdum. Thales'ten bu yana suyun önemi, her şeyin özü olması, günümüzde ise en çok kirlettiğimiz doğa elemanlarından biri olmasını yine Çin malı plastik toplar ile sembolize ederek mekana özgü yerleştirmemi bu köşeye göre kurguladım.

colorfull balls art

colorfull balls art installation
Colorfull Balls Art Installation - Too by Ahmet Rüstem Ekici



Toplam 6 farklı ülkeden gelmiş sanatçının işleri yanı sıra Kırgız sanatçıların çalışmalarınında yer aldığı sergi 5 Ağustos itibari ile açıldı ve 1 ay süresince Kırgızistan Sanat Müzesinde olacak.



Copyright © 2015